KAMUOYU AÇIKLAMASI

ALEVİ DEDELERİ BU BİLDİRİLERE İMZA ATMAYIN

Şahıslar, dernekler ve vakıflar vasıtasıyla giderek artan bir baskıyla tek başına Alevi toplumuna sahip çıkmak onları kendi zanlarına göre yönlendirmek gibi bir gayret içindeler.
Bunları anlamak mümkün değil. Dün de bugün de Aleviliği her türlü baskılara rağmen günümüze kadar alınlarının akları ile OCAKLAR VE OCAKZADELER getirdiler. Bugün de bütün ocaklar ve ocaklara bağlı talipleri ile muhipleri belli meydanda, buna rağmen DÜNE KADAR OCAKLARI RAFA KALDIRDIK DİYEN ŞAHISLAR NE OLDU DA DEDELERİ BİR ARAYA GETİRİP OCAKZADELİĞİ SAVUNUYORLAR. Bunun altında yatan çıkar, benlik gibi nedenleri iyi hesaplamamız lazım. Günümüzde Anadolu’da bulunan tüm ocakların çok şükür temsilcileri de var yöneticileri de var. Eğer ocaklar birliği kurulacaksa bu TAMAMEN OCAKZADELER işidir. Burada önemli olan talip, muhibb-i belli olan ocakzade rehber, dede, baba pir, mürşitler birliği olduğu halde bu ilkelerden ayrılarak ne olduğu belli olmayan çeşitli kuruluşlara alet olmak, dedeler babalar için kabul edilemez bir durumdur.
Bazı arkadaşlar Alevilik bildirgesi diye kendilerince bir çalışma yapmışlar içinde bazı doğrularda var. Ancak; tarafsız bir şekilde incelediğimiz zaman, teoloji, tarihsel, inançsal ve stratejik bir çok eksikler var. Buna rağmen acele ile birilerinin bu bildirgeyi imzalamaları doğru değil. Bu tür çalışmalar tüm ocakların bir araya gelerek birlikte hareket etmesiyle mümkün olur. Bu konuda hassas davranmak her ocakzadenin görevidir. Toplum içinde görevlerimizi iyi bilip sorumlu olduğumuzu unutmamız lazım. İnanç konusunda çalışma yapan şahıs dernek ve vakıf yöneticilerinden ricamız kendilerinin bağlı oldukları ocaklarla birlikte hareket etmeleridir. Yoksa dün olduğu gibi bugün de birlik dışında hareket daima Aleviliğe ve inancına zarar verir. Zararda ısrar etmenin şimdiye kadar kimseye bir faydası olmadı ve olamazda. Bu görev ocaklar ve ocakzadelerindir. Birlikte hareket eden talip muhip ozan, düşünür canlarımıza sesleniyorum. İnancımızın temeli Hakk-Muhammet Ali ve Ehlibeyt birliği içinde hareketi gerektiriyor. Ne mutlu bu birlik içinde kalıp birlikte hareket eden canlarımıza.

Süleyman METİN
Anadolu Alevi Ocaklar Derneği Başkanı

KAMUOYUNA DUYURULUR

SEYYİD OCAKLARI VE OCAKZADELER ÜZERİNE OYNAN OYUNLAR
 
İnsanlığın evveliyatı sonu bilinmeyen ilmen bile çeşitli tarihlerde farklı rakamlar söyleniyor.  Bizler bu hususta bazı zanlarımızı söyleyebiliyoruz.
Ancak; bu konuda doğrulara ulaşan mürşitler, evliyalar, erenler vardır, onlara ulaşmak için de kamil insan olmak gerekir.
Alevi inancı evrenseldir. Tüm insanlığa hitap eder, çünkü önderlerimizin görüşleri dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet ayrımı yapanlar bizden değildir demiştir. Ve dünya durdukça da doğrusu budur. Eğer ilahi iradeye inanıyorsak ikilik yapmayacağız, daima yaradılışın istediği doğrultudan, doğrudan yana, ezilenden yana, masum ve mazlumdan yana olmalıyız. İnancımız her konuyu 4 kapı kırk makama göre yorumlar. Bu yorumları anlamak için kemalat seviyesini yakalamak gerekir. Yedi ulu ozanlardan birin bir dörtlüğü;
Bistu heşt si u duyu bilmeyen
Ebcet ilmini fark edip görmeyen
Özünü yetmiş üçe seçmeyen
Ben şahım demiş dese ne fayda
Büyük ozan Yunus Emre;
İkilik yapıp adam ayıran
Şeriatta evliya olsa da
Hakikatte asidir
Hakikatin kafiri şeriatın evliyasından makbuldür.
İnsanın vücudunda 12 önemli bölüm var, 12 x 6 = 72 kendi vücudunda 72 makamı yakalayıp 73 birliğine erişmeyen bir insanın ben tarafsızım demesi sadece gülünecek bir olay. Bu konular Alevilik inancında Batınidir, Batıni ve Leduni’ye ( Ledün ,Tanrı sırlarını niteliklerini konu yapan bilim) ermeyen Hakk’ın sırrına ulaşamaz ve gerçek Aleviliği anlayamaz.
Bizde tevella-teberra vardır deniliyor. Bir insan kendi içindeki yanlışı (teberra) dışarı atmasa o kişi yanlışı nasıl anlayabilir. Bir insan Ali’nin yoluna nasıl tevella ile adam getirebilir ve katkıda bulunabilir. Kadim olan inancımız ocakzadeler vasıtasıyla 4 kapı 40 makam öğretisinin yaşantısı öğretilir. Bunun da şeriat makamı farklı, tarikat makamı farklı, marifet makamı farklı, hakikat makamı farklıdır. Bu fark ayırım anlamında değil birbirini tamamlayarak kırklar makamındaki sırra ulaşmaktır. Bu da ancak Hakikat makamı ile olur.
4 kapının 40 makamın rehberi, pir, mürşidi de farklıdır.
Şöyle ki; bizler şeriat cemlerimizde 12 hizmetliyi göreve çağırırız, hakikat ceminde 40 kişi göreve çağırırız. İnancımız sadece yoldur demek çok yerini bulan bir tarif değildir.
40’lar meselesinde Cebrail 120 bin kelam getirdi, 30 bini şeriat 30 bini tarikat 30 bini marifet ve 30 bini hakikat makamına özel gelen kurallardır. Bugün bu inceliği fark edip anlayanlar gerçek yol talipleri, rehberleri, pirleri ve mürşitlerdir.
Bu konular bir emekle yol erkanı yaşayarak hak edenler arasında paylaşılan konulardır. Ulu orta tartışılacak konular değil, şu anda konuya yakın ozan, yazar, çizer, talip, rehber, pir ve mürşitler vardır. Bunlara önem verilip müsaade etsek bütün gerçekler meydana çıkar ve bütün Alevi dünyası aydınlık olur.
Ne yazık ki üç beş kişi bir araya geldi inançla ilgili binlerce dernek kurdu. Çoğunun yöneticilerine bakıyorsunuz kurdukları inanç derneğine kendileri inanmıyorlar. Herkes en iyi ben biliyorum diyor. Peki, yol diyorsun ikrar verip yol erkâna girdin mi, rehberin, pirin, mürşidin var mı, hiçbir soruya cevap veremiyorlar.  4 kapı kırk makam içinde hiç birisinde yer almamış bir şahıs nasıl olur yolun rehberliğine soyunur. Hangi yetki ile ocakzadeleri seçer?
Son zamanlarda hükümetin söylemlerinde bu iş ocakzadelerin işidir. Alevi inancının temeli ocaklardır, söyleminden sonra malum dernekler vakıflar ve  bazı şahıslar o zaman ocakzadeleri bir araya getirelim hemen bir ocakzade derneği kuralım çünkü bizim gücümüz var. Şunu iyi bilin ki ilgili kuruluşlar ve şahıslar kadim bir inanç olan Alevilik sizin gece kondu kurar biz de ppastaya konarız düşüncenizle olmaz. Olsa olsa sadece dün olduğu gibi bu günde daha çok zarar verirsiniz.
Düne kadar biz ocakzadeleri rafa kaldırdık diyordunuz bu gün ne oldu da ocak kuracak duruma geldiniz?
Ocakzadeler hiçbir zaman maaş peşinde koşmadı ve koşmayacak da bize lazım olan ülkemizde ve gittiğimiz her ülkede eşit yurttaş olmak yasal tüm haklarımızı almak inancımızı alnımız açık bir şekilde ifade etmektir. Hakk-Muhammed-Ali Ehlibeyt yaşantısını yaşamak ve yaşatmaktır.
İçimizden çıkacak rehber pir ve mürşitlerin önünü açmaktır. Bu da Anadolu’da bütün ocak ve ocakzadelerin katılımı ile mümkündür. Kurduğumuz Anadolu Alevi Ocakları derneği ile bunun oluşması için büyük çaba harcayacağız. İnşallah biz ocakzadeler uyanıp bu birliğimizi kurarız. Şu an ocakzadeler bu derneği kurduk imkanlarımız dahilinde bütün ocakzadelerle bütünleşmek için şartımız; ocaklar üstünlüğü değil, ocaklar birliğinde bir araya gelmektir. Bütün ocaklarımız da aynı derecede kutsaldır. Bize düşen bu dürüstlüğe layık olmak bir ocakzade evladı olduğumuzu unutmamak.
Bütün ocakzadeler ve onlara bağlı talipler önderlik yapan rehber, pir, mürşitlerden de özel ricamız bizi bölecek birbirimize düşürecek kötü niyetlilerden uzak duralım. En azından alet olmayalım gönül kalsın yol kalmasın.
Süleyman METİN
Anadolu Alevi Ocakları Dernek Başkanı

HIZIR ORUCU 15 ŞUBAT GÜNÜ BAŞLAR

Hızır Orucu 15 Şubatta başlıyor.Hızır Cemi ise Şubatın 3. Perşembesini 3.Cumaya bağlayan gecede yapılacak.

Sevgili canlar
Anadolu Aleviliği geleneğimize göre HIZIR ORUCU Şubat Ayının 3 Perşembesini 3.Cumaya bağlayacağı akşamda CEM yapılacak bir başlangıç gününde başlar.
Buda şu anlama gelmekte; Şubat ayının 3. perşembesi Şubat ayın 17 sine denk geliyor. Ondan üç gün öncede Şubatın 15’sına denk geliyor. Bu durumda HIZIR ORUCU 2017 yılında Şubatın 15- 16-17 günleri tutulacak. 3. Perşembeyi 3.cumaya bağlayan Şubatın 17’i akşam da kurbanlar tığlanıp lokmalar infak edilerek CEM olup ibadet yapılacak.

Alevi kamuoyunun dikkatine ;

Özellikle yaşanan son demokrasi dışı terör kalkışmasından sonra Alevi kamuoyunun daha dikkatli olması gereğini yurttaşlarımızın dikkatine sunmak istiyoruz.
Özellikle dış ilişkilerin ve bağlantıların devletin temelini sarsacak, demokrasiden tamamen uzaklaşmasını sağlayacak boyutta ve ciddiyettedir. Alevilik adına örgütler kuranlar, kurulmuş olanları ele geçirenler, işgal edenler, her türlü hileli yollarla ellerinde bulunduranların, büyük çoğunluğu ortaya çıkan benzer özelliklerle dış ilişkilerin sürdürmekte olduklarına dair ciddi bulgular vardır. Bu durumda sürdürdükleri çalışmalarla ülkemizde küresel güçlerle birlikte hareket edilerek, Alevi yurttaşların olası bir çatışma ortamının en önemli süjesi yapmak istemektedirler.
*Bu nedenlerle; halen kullanılmakta olan çeşitli iletişim araçlarını, yazılı ve görsel basını, Alevileri temsil ediyormuş gibi yayın yapan internet sitelerini Alevilik adına kurulmuş kurumlarının bir bölümünün kullanılmakta olduğunu hatırlatarak, ibadet mekânlarında oluşan yapıların uzantılarına  ”Alevilik Adına” yer vermemizin yanlış olduğunu unutmamalıyız.
Bu zatı muhteremlerin 20-25 yıldır Aleviliğin asimile edilmesi için kimlerle ittifak ve karanlık ilişkilere sahip olduğunu iyi araştırmanız gerekir. Aleviliğin kutsallığının yanıltıcı ve süslü sözlerle bezeyerek, Aleviliğin kutsal öğelerini kullanarak, Alevileri olası bir ateşin içine atmak için var güçleri ile çalışıyorlar. Aleviliğin özünden sözünden, sazından, yolundan sapması için, her türlü yolu kullanmaktadırlar.
Bu süslü lafların hangi üst aklın düşünceleri olarak Alevileri özünden uzaklaştırmak için kullanıldığı şimdilerde daha iyi ortaya çıktı. Yıllardır Alevileri ve kutsallarını kullanan çok sıfatlı kişi ve kişiler, her gün yeni bir açılımla ortaya çıkarak, neredeyse Alevileri Cami-Cemevi projesinin sujesi yapacaklardı. Yine bir diğer gurup ise Alevileri yolundan çıkararak zaman içinde olduğu gibi Hristiyanlıkla, zerdüştlükle, lobicilikle, neredeyse Musevilikle, özdeş gösterme gayretlerinin daha iyi anlaşılması lazımdır.
Bugün yaşadığımız FETÖ süreci geçmişin 40 yılın planlanan amaçlarının sonucudur. Buna Alevileri de alet etmek isteyenleri tanımalıyız. Onların hedefi Alevileri küresel güçlerin kullanılabilir askerleri haline getirmekti.
Küresel menşeili FETÖ gibi örgütlerin Aleviler içinde ki varlığının tehlikeli boyutlar oluşturmasına ortam tanımamalıyız.  Bu oluşacak veya oluşmakta olan yapılar Alevileri özünden saptıracak asimilasyon politikalarının stratejileri olarak varlıklarını devam ettireceklerdir.
Öncelikle cefakâr Alevi İnanç mensuplarının küresel güçlerle birlikte hareket ettiklerini düşündükleri her kişi ve kurumla ilişkilerini gözden geçirmelidirler.
Bu nedenle günümüz iletişim araçlarını ve bu araçlar da Aleviler adına mikrofon vereceğimiz bu uzantıların temsilcileri olan kişileri iyi tanımamız gerekir. Bu hassasiyet Alevilerin tarihi varlığında altın harflerle yazılmış sayfalarına karanlık lekeler sürecektir.
Demokrasi anlayışının hak adalet ve insan hakları ilkelerinin vaz geçilmez öncüleri olarak varlığını korumaya devam eden Alevileri bu çizgiden uzaklaştırmak isteyenlere toplumsal bütünlüğümüz inanç ve yaşam anlayışı içinde yer vermemeliyiz.
 Demokrasinin devamı hukukun üstünlüğü ile sağlanır. Darbeler çağdaş demokrasilerde kabul edilemez girişimlerdir. Çağdaş, demokratik, parlamenter sisteme ve demokrasiye olan inancımızın daha da güçleneceği bu günlerde bir kez daha karanlık güçlerin karşısına tarihi varlığımızın ilkeleri ile çıkmamız gerektiği asla ve asla unutulmamalıdır. Ülkemizin demokrasi ve istiklal mücadelesinde, her türlü katkıyı sağlamayı asli görevi olarak addediyor, demokrasinin kesintiye uğratılması yolundaki her girişime tepkimizi koymaya devam etmeliyiz. Demokrasi mücadelesine katkı sunan kurum ve kuruluşlarına destek vermekte de tereddüt etmemeliyiz.
Anadolu Alevi Ocakları Derneği
Yönetim Kurulu
http://www.anadolualeviocaklaridernegi.org/
https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=1130237157049443&id=811022338970928

Alevi Kamuoyunun Dikkatine

Açıklamayı Dikkatinize Sunuyorum
 
Açıklama;
12 Nisan 2014 günü İslam Konferansı için Türkiye’ye gelmiş olan ABD Özel temsilcisi ve müşavirleri ile Türkiye’de İnanç Özgürlükleri konusunu görüştük, AİHM davaları hakkında bilgi ve raporlar verdik ve Cem evleri statüsü konusundaki belirsizlikleri aktardık. Çevre ülkelerdeki gelişmeler ve İslam dünyasında Sünni – Şii – Alevi ilişkileri hakkında görüş alışverişinde bulunduk.
Hüseyin Aldoğan ; Bu görüşmede biz dediğiniz kimlerdi? ne görüşüldü? Siz Anadolu Alevileri Adına hangi kimlik ve yetkiyle görüştünüz? Bu görüşmenin sonuçları hakkında kamuoyuna açıklama yapılması gerekmiyor mu?
Necdet Yildirim; Sayın Doğan Bermek;
Bildiğiniz üzere Alevi Toplumunu (Milletini) temsil sorunu konusunda, çeşitli iddia sahipleri ve görüş ayrılıkları var.
Sizin sayfanızın kurucusu sizsiniz, bunu biliyoruz. Ancak sayfanızdaki “Alevi Düşünce Ocağı” bünyesinde kimse var mıdır, yok mudur ben şahsen bilgi sahibi olamadım.
Ancak görüşme konusundaki yazınızda çoğul kullandığınız için bağışlarsanız benimde naçizane cevaplamanız dileğimle birkaç öğrenmek istediğim şeyler var.
Çoğul kullandığınıza göre birden fazla şahsı ve kurumu kast ediyor olmalısınız. Bunlar kim ve hangi kurumlar. 
ABD heyeti ile Görüşmeyi hangi sebeple, kimin isteği ile ve ne adına yaptığınızı da açıklarsanız kuşkularımız konusunda aydınlatıcı olursunuz.
ABD heyeti mi sizinle görüşmek istedi? Siz mi özel görüşme çağrısında bulundunuz? ABD şu anda; önceki projesindeki olduğu üzere “Ilımlı İslam Aleviliği ” kapsamında mı görüyor, yoksa yeni bir projenin parçası olarak mı görüyor.? 
Siz kendinizi ve kastettiğiniz çoğulunuzu her kimse ne olarak tarif ediyorsunuz. Sizin bu projedeki konumunuz nedir?
Ömrünün üçte ikisini Alevi Haklarına adamış biri olarak sanırım bunları öğrenmek hakkımdır.
Lütfen kimseyi itham altında bırakmak niyetinde olduğumu düşünmeyin. Ancak öyle şeyler yazmış ve yapmışsınız ki sizden bunların ne manaya geldiğini öğrenmek hakkımı hoş görün.
Çünkü bende Alevi Yurttaşım, benim adıma da görüşmüş oldunuz!!!!! 
Bu manada kim ,niye, niçin, neyin namına ve ne için, kiminle hangi sıfatla veya sıfatlarla konuşuyor bilmek hakkımı kullanıyorum.
Sizden makul ve anlaşılır yanıtlar alırsam buna uygun bir değerlendirmede bulunmak isterim. Saygılarımla. Aşk ile….Av. Necdet YILDIRIM.
 

KAMUOYUNA ÖNEMLE DUYURULUR

KAMUOYUNA ÖNEMLE DUYURULUR
Bin yıldan beri Alevi inanç önderi olan dedeler önderliğinde Anadolu’ya gelen Hakk-Muhammed- Ali ve ehlibeyt inancı, bazı yetkili makamlar ve sivil toplum kuruluşları tarafından ocakzade dedeler görmezlikten gelinerek, adeta yok sayılarak ehlibeyt yolu yanlış ve maksadı bilinmeyen belirsiz mecralara sürüklenmektedir.
Bin yıldan beri her türlü baskı, zulüm ve asimilasyona boyun eğmeden günümüze kadar getirdiğimiz inancımızı, sorumluluklarımızın bilincinde olarak kurduğumuz Anadolu Alevi Ocakları Derneği olarak Anadolu Aleviliğinin tarihsel inanç özünü yaşatarak sürdürme kararı ve azmindeyiz.
İnancımız Anadolu’da ocak sistemiyle günümüze kadar geldi. Bugün de Anadolu Alevi Ocakları olmadan inancımızın sürdürülmesi mümkün olamayacaktır.
Kuruluş amacı Anadolu Alevi Ocaklarının birliğini temsil etmek olan Anadolu Alevi Ocakları Derneği olarak, her türlü koşulda inancımızı güçlendirerek yaşatma yolundaki kararlı çalışmalarımızı sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
ANADOLU ALEVİ OCAKLARI DERNEĞİ’NİN HÜKÜMETTEN İSTEKLERİ
  1. Alevi inancının tanınması
  2. Dedelerin inanç önderi olarak kabul edilmesi,
  3. Alevilikle ilgili yapılacak düzenlemeler için Anadolu Alevi Ocaklarının temsilcileri bizzat çalışmaların içinde yer almalı, önerecekleri yasal düzenlemeler ve öneriler esas alınmalıdır.
  4. Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve Anadolu Alevi inanç önderleri olan OCAK yapısıyla bütünleştirilmeli (son Yargıtay kararı ile cemevleri ibadethane olarak kabul edilmiş olup, siyasetten de bu konu hakkında gerekli işlemlerin yapılması),
  5. Cemevlerine gerekli kaynağın aktarılması, camilerde olduğu gibi (cemevlerinde çalışan personelin özlük haklarının yönetimi için bir kurum oluşturulmalı vb.) giderlerinin karşılanması,
  6. Dedelik ve 12 hizmetli yetiştirme okullarının açılması, Alevilik Enstitüsü’nün kurulması, bu Enstitüler de Alevilik eğitiminin Anadolu Alevi Ocakları tarafından yürütülmesi sağlanmalı
  7. Zorunlu din dersinin kaldırılması,
  8. Okullarda Alevilik derslerinin müfredatının dedeler ve Alevi eğitim uzmanları tarafından hazırlanması,
  9. Okullarda Alevilikle ilgili dersleri Alevi öğretmenlerin vermesi,
  10. Sazın okullarda müzik aleti olarak öğretilmesi,
  11. Aleviler; Kamu kurum ve kuruluşlarında, kamu kadrolarında, Devletin Kamu kaynaklarında eşit yurttaşlık haklarından diğer inanç ve insan toplulukları oranında yararlanmalıdır. Bu konuda geçmişten gelen ve devam etmekte olan algıların değiştirilmesi için, öncelikle yasal düzenlemeler yapılmalı,
  12. Bu çalışmaların yürütülmesi için toplum mühendislik çalışması yerine, bir laboratuvara çalışması yapılmalıdır. Yetkili dedelerin tayini için ilgili resmi kurumların ve Alevi ocak dedelerin temsilcileri birlikte bu çalışmada görev alacak dedelerin kriterleri ve Alevilikle ilgili yetki ve yeterlilikleri de dikkate alınarak bir ön seçici kurul oluşturulmalı .Sonra ki süreçte on seçici kurulun çalışmaları  ile belirlenecek geniş tabanlı genel kurulun oluşturulması.
  13. Alevilik konusunda yetkili makamlar Anadolu Alevi Ocaklarıdır, yukarıda sözü edilen konularla ilgili yetkinin Anadolu Alevi Ocaklarına verilmesi,
Anadolu Alevi Ocakları Derneği
Yönetim Kurulu

Hızır Orucu 16 Şubatta başlıyor.Hızır Cemi ise Şubatın 3. Perşembesini 3.Cumaya bağlayan gecede yapılır.

Sevgili canlar
           Anadolu Aleviliği geleneğimize göre  HIZIR ORUCU Şubat Ayının 3 Perşembesini 3.Cumaya bağlayacağı akşamda CEM yapılacak bir başlangıç gününde başlar.
           Buda şu anlama gelmekte; Şubat ayının 3. perşembesi  Şubat ayın 18 sine denk geliyor. Ondan üç gün öncede Şubatın 16’sına denk geliyor. Bu durumda HIZIR ORUCU 2016 yılında Şubatın  16- 17-18 günleri tutulacak.  3. Perşembeyi 3.cumaya bağlayan Şubatın 18’i akşam da kurbanlar tığlanıp lokmalar infak edilerek CEM olup ibadet yapılacak.
            Bu gelenek Anadolu Aleviliğinin 800 yıllık tarihinde değişmemiştir bundan sonrada değişmemelidir. Bu gelenek,yaşamı 80  ile 90 yıl yaşamış ve bu geleneği bizzat uygulamak suretiyle yaşayan Anadolu Alevi büyüklerinden ve Cem ehli  DEDELER den öğrendiğimiz yaşanan bir  tarihi gelenektir.

Read More »

Kamuoyuna Duyuru;

Anadolu Alevi Ocakları Derneği; 01.02.2016 tarih  ve 2016/ 2 nolu kararıyla resmi kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri ile  derneğimiz adına görüşmeler yapma yetkisini,  Dernek Başkanı Süleyman Metin ve başkan Yardımcısı Mehmet Güzel’i vermiştir. Kamuoyuna duyurulur.
AAOD
Yönetim Kurulu